Şifa çemberi, tüm dünyayı içeren bir çemberdir. Bu çemberin çevresinde gezinen bir kişi onun sınırları içinde ve dışında sayısız mucizeyle karşılaşabilir, en olağanüstü şeye ulaşabilir ve kendini tanıyabilir. Kızılderililer bu büyülü çembere saygı duyar ondan öğrendiklerini anımsamak için günlük yaşamlarında sık sık başvururlardı. Onlar insan yaşamını doğum-ölüm-yeniden doğumdan oluşan bir çember olarak görürler.

 

Değişen ( zamanlarda ) yaşlarda enerjilerinin akışını sağlamak ve kendilerini değiştirebilmek için kendi yaşamlarının çemberlerini tanımayı ve kutlamayı bilirlerdi. Yaşamın ve zamanın kan dolaşımı ilerlerken değişen mevsimler gibi varlıklarının değişik dönemlerinden geçeceklerini anlarlardı.

 

Şifa Çemberi’nin özü değişimdir

Bu çemberi iyi anlamak için hep onun üstünde yüründüğünü düşünmek yeter. Belirli bir noktada çembere girilir. Girdiği yer,insana belli güçler, yetenekler ve sorumluluklar verir. Başlangıç noktası insanın doğduğu ay tarafından belirlenir. İnsan yalnızca kendi ayında, kendi toteminde ve kendi unsurunda takılıp kalırsa, sonunda zorunlu olarak katılaşır ve hareketsiz kalır. Hareketsizlik gelişimin durması ve çemberin bütünlüğünün yadsınması demektir. Bu da yaşam gücünün ırmağını yalnızca kendi varlığıyla sınırlamak anlamına gelir.

 

Çemberin çevresinde gezinirken, insan içinden geçtiği değişik ayları,totemleri,bitkileri ve unsurları tanımalı ve öğrenmelidir. Böylece yaşamı sürekli akar ve değişir ve yaşam gücü yüreğinin derinliklerinde durmaksızın çarpar.

 

İnsanlar çemberin belli bir noktasında edindikleri güçlü ve güçsüz  yanları daima taşımak zorunda değildirler.  Çember üzerinde ilerleyip başka bir yere gelerek, gereksindikleri gücü kazanmaya çalışmalıdırlar. Çemberdeki her nokta yaşamı zenginleştirecek ve genişletecek yeni bir şey getirecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir